Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.
Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.
Şerif Özongun
Ziraat Yüksek Mühendisi
Eğirdir Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü
Bitkilerin çoğaltılması, insanların kendileri için özel değerler bakımından seçilmiş tek tek ya da grup halindeki bitkilerin devamlılığını sağlamak için; onları kontrollü olarak üretmeleri şeklinde tanımlanabilir.
Tüm çiçekli bitkilerde olduğu gibi, ılıman iklim bahçe bitkilerinde de tür ve çeşitlerin devam ettirilebilmeleri için çoğaltılmaları gerekir. Ayrıca bu türleri ticari anlamda üretim yapabilmek için bahçelerin kurulması gerekir. Bu amaçla yetiştiriciliği yapılacak tür veya çeşitlerin çoğaltılma yöntemlerinin bilinmesi ve buna göre de çoğaltma yöntemlerinin geliştirilmesi zorunludur.
Meyve türleri incelendiğinde değişik türlerin değişik zaman ve koşullarda farklı üretim metotlarının olduğunu görmekteyiz. İnsanlık, tarih boyunca gezdiği gördüğü yerlerde karşısına çıkan bitkileri yaşadığı bölgelere taşımış ve bunların çoğaltım imkanlarını araştırmıştır. Misal olarak dokuzuncu yüzyılda Mezopotamya bölgesinde meyve türlerinin aşı ile çoğaltılması verilebilir.
Anaç çoğaltma yöntemleri
Çoğaltma teknikleri iki ana başlık altında incelenebilir.
Generatif (Tohumla) Çoğaltma:
Tohumla yapılan çoğaltma metodudur. Her ne kadar kullanacağımız anaç tohumla çoğaltılıyor olsa da elde ettiğimiz bitkiler direkt olarak bahçe tesisinde kullanılmamaktadır. Bazı bölgelerimizde genellikle yaşlı kesim özellikle ceviz fidanı temininde tohumdan elde edilmiş bitkileri doğrudan bahçeye dikmektedirler. Bunun asıl nedeni cevizin meyvelerinden elde edilen bitkilerin bazılarının tam olmasa ve düşük bir ihtimalle de olsa kısmen ana bitkinin meyvesine yakın meyveler vermesidir. Ama bilinmelidir ki tohumla ekimde kesinlikle ana bitkiye % 100 benzeyen bitkiler elde edilemez. Diğer meyve türleri de yabancı döllenme nedeniyle heterozigot yapı gösteren meyvelerdir. Bu nedenle tohumla çoğaltılmayıp aşı ile çoğaltılmaktadırlar.
Tohumla üretilen anaçlardan yabani elma, ayva, armut, kiraz gibi türlerin tohumlarından elde edilenlere çöğür; kültür çeşitlerinden elde edilenlere ise yoz adı verilmektedir. Bu yöntemle daha çok araştırma çalışmalarında ve ıslah amacıyla çalışan kuruluş ve kişilerce uygulanmaktadır.
Tohum kullanarak anaç üretiminde başarı için;
a) Özellikleri tam anlamı ile bilinen ve mümkünse tescilli ve sertifikalı tohumlar kullanılmalıdır.
b) Kullanacağımız tohum kaliteli ve meyve türüne ait özellikleri gösterir durumda olmalıdır.
c) Tohumların çimlenebilmesi için gerekli olan soğuklama ihtiyacı (dormansi) karşılanmalıdır.
d) Kullanılacak tohumlarda embriyonun sağlam olduğu 100 adet tohumun içinin çıkarılarak bakılması gereklidir.
e) Çimlenme için gerekli olan çevre şartlarının sağlanması da başarıyı etkileyen önemli etkenlerdendir. (Uygun sıcaklık, nem ve oksijen.)
Çoğaltma:
Bitkilerin değişik yaşlarda gövde dal parçaları, büyüme uçlarındaki meristemik dokuları, kökleri, yaprakları, özelleşmiş veya değişikliğe uğramış gövde ve kök parçaları kullanarak yapılan çoğaltmaya vejetatif çoğaltma denir.
Vejetatif çoğaltma ile elde edilen yeni bitkinin genetik yapısında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Ancak bazı çevre şartlarında bitkinin dış görünüşü (iklim, toprak veya hastalıklar gibi etkenler dolayısıyla…) veya meyvelerinde farklılıklar olabilmektedir. Böylece kökeni tek bir bitki olan bu bitkiden eşeysiz olarak çoğaltılmış birörnek genetik yapıdaki bitkilere ‘klon’ denir.
Daldırma ile Çoğaltma
Ana bitkilerin dallarını bitkiden ayırmadan toprağa gömerek, gömülen yerden köklenmesini sağlamak ve sonra ana bitkiden keserek ayırmak şeklinde yapılan vegetatif üretim şekline, daldırma ile üretim şekli denir.
Meyvecilikte en çok kullanılan daldırma şekilleri şunlardır:
a) Basit daldırma
b) Hendek daldırması
c) Tepe daldırması
d) Stool bed layering sistemi
e) Havai daldırma
f) Düz daldırma
g) Birleşik daldırma
Diplerinin torf ile doldurulma zamanı gelmiş stool bed parseli
Çelikle Çoğaltma:
Bağ-bahçe bitkilerinin vejetatif üretimlerinde kullanılan dal, yaprak, göz, gövde ve kök gibi köklenmemiş parçalarına çelik denir. Çelikler uygun şartlarda üst (apikal) ucundan sürgün ve alt (bazal) ucundan kök oluşturacak şekilde, yeni bir bitki meydana getirme özelliğine sahiptirler. Çelik kullanılarak bitkilerin vejetatif olarak üretilmesine “çelikle üretim” denir. Çelikle üretimin meyve ağaçlarının üretilmesinde önemli bir yeri vardır. Diğer vejetatif üretim metotlarına göre çelikle üretim daha ucuz ve daha az zaman alıcıdır.
Bu yolla çoğaltması mümkün olan bahçe bitkilerinde çelikle çoğaltmanın üstünlükleri şöyle sıralamak mümkündür:
a) Küçük beden parçaları ile dar bir alan içinde çok sayıda birörnek yeni bitkilerin elde edilmesi mümkündür.
b) Ucuz, çabuk ve basit bir yöntem olup; kültür çeşitleri kendi kökleri üzerinde yetiştirildiğinden, aşılama işlemine gerek kalmaz.
c) Anaç-kalem uyuşmazlığı sorunu kendiliğinden çözüme kavuşmaktadır.
d) Meyve yetiştiriciliğinde çöğür anaçlar kullanıldığında, ağaç büyüklüğü yönünden; çelikle üretilen meyve türlerine önemli örnekler olarak asma, ayva, nar, zeytin, incir, fındık, dut (yaprak dut ve diğerleri), ahududu, böğürtlen ile bazı erik, elma, kiraz ve mahlep klon anaçları gösterilebilir.
Çelikler alındıkları bitki organlarına göre, gövde-dal çelikleri, kök çelikleri, yaprak çelikleri ve yaprak göz çelikleri diye adlandırılırlar. Gövde-dal çelikleri alınış zamanlarına göre odun çelikler, yarı odun ve yeşil çelikler almak üzere üç kısma ayrılırlar.
Doku Kültürü ile Çoğaltma
Oldukça yeni bir çoğaltma yöntemidir. Bu konudaki çalışmaların geçmişi kırk yılı bulmakla birlikte, pratikte çoğaltma yöntemi olarak kullanılmaya başlanması son 20 yıl içinde gerçekleşmiştir. Doku kültürü ile çoğaltmada, adından da anlaşılacağı gibi, materyal olarak küçük bitki dokuları kullanılır. Günümüzde çok sayıda otsu ve odunsu süs bitkisi, meyve türleri ve anaçları, sebzeler, tarla bitkileri ve bazı orman ağaçları doku kültürü yöntemi ile üretilebilmektedir.
Anaçların aşılanması
Aşı, iki bitki parçasını birleştirip kaynaştırmak ve tek bir bitki gibi büyüme ve gelişmelerini sağlama işlemidir. Böylece oluşan yeni bitkinin toprak üstü kısmına kalem veya çeşit; kök kısmını oluşturan kısma ise anaç adı verilir. Bu işlemin yapılmasına aşılama denir.
Göz Aşıları: Anaca takılan parça tek bir gözden ibarettir. Bu aşının uygulanması kabuğun odundan kolaylıkla ayrılabilmesine yani bitkinin kabuk vermesine bağlıdır. Bu aşının tutma şansı çok yüksektir (% 80–95). Aşının tutup tutmadığı 10–15 gün gibi kısa bir zamanda belli olur, uygulanmasının kolay olması gibi avantajlar bulunmaktadır.
Durgun göz aşısı genellikle (T göz aşısı) 6-15 mm çapında (kurşun kalem kalınlığında) kolay kabuk veren anaçlara uygulanmaktadır. Daha da kalın çöğürlere yapılan aşılar başarılı netice verse de anacın aşırı kalın olması fidan gelişimi açısından iyi değildir. Aşıda gözler, anaçların toprak yüzeyinden 10–25 cm yükseklikte, kabuğun düzgün bir yerine aynı yönde yapılmaktadır. Bu aşı metodunda uygulanan adımlar;
Durgun göz aşısı
a) Öncelikle aşı yapılmadan bir gün önce aşı yapılacak kalemler kalem damızlıklarından kesilmelidir. Yani kalemlerin kesimi ile aşılama zamanı arasını uzatmamakta fayda vardır. Bir yanda kalem temizliği, diğer yanda aşı yapmanın, pek çok türde mahsuru yoktur. (Ceviz hariç). Kabuğu odunundan zor ayrılan aşı kalemleri muhakkak bir gün önce alınarak alt taraflarının 2-3 cm’lik kısmı suda kalacak şekilde serince bir mekanda bekletilmesi, kabuk verme açısından son derece önemlidir. Kesilen kalemlerde yapraklar en kısa sürede saplarından 2-3 mm’lik kısmı kalacak şekilde kısaltılmalıdır. Yaprakların uzun süre kesilmemesi su kaybını arttıracağından aşıda başarıyı düşürür. Temizliği yapılmış kalemler mutlaka serin bir yerde ve nemini muhafaza edecek şekilde saklanmalıdır. En uygunu ise ıslatılmış battaniyeler kullanarak saklamaktır.
b) Aşılamadan 1 hafta 10 gün önce, aşı yapılacak bölgesi (toprak seviyesinden 25-30 cm’ye kadar olan kısmı) bıçak veya makasla temizlenmiş olmalıdır. Aşı yapmaya ve bağlamaya mani sürgünler çıkarılır. Aşıcı önce aşı bıçağı yardımı ile aşı kaleminden bir gözü çıkarır. Daha sonra çıkardığı gözün altında bulunan odun tabakasını, gözün altında yer alan gözün özüne zarar vermeyecek şekilde odun ile kabuğu ayırır. Sonra çıkarılan göz anaçta, toprak seviyesinden 15-20 cm yukarıda açılan “T” şeklinde ki kabuk altına yerleştirilir. Kabukta açılan yara mümkün olduğunca yüzlek olmalı ve odun dokusunu çizmemelidir. “T” çizildikten sonra aşı bıçağının tersi ile kabuk odun dokusundan ayrılır. Ve göz, kabuğun altına yerleştirilir.
c) Anaca yerleştirilen gözlerin, en kısa sürede hava almayacak şekilde bağlanması gerekir. Aşılar bağlanırken gözün kırılmamasına ve gözün üzerinin bağlanmamasına dikkat edilmelidir.
d) Aşılama işleminden 15-20 gün sonra aşı bağları bıçak yardımı ile kesilirler. Bağ kesiminin, aşının ters yönünde yapılmasında fayda vardır. Çünkü aşı bağının kesimi yapılırken, göze de zarar verilebilir.
e) Gözün kabuğu, normal açık kahverengi veya yeşil rengini koruyorsa ve üzerindeki göz şişkinse gözün yanında bulunan kısa yaprak sapı düzgün bir şekilde kopuyorsa aşının tuttuğu anlaşılır.
f) Aşı yerinde kabuk kararmaya başlamışsa, yaprak sapı düzgün bir şekilde kopmayıp yerinde buruşarak kalıyorsa tutmadığı anlaşılır.
g) Bir sonraki yılın erken ilkbaharında aşılı bitkiler aşı noktasının üzerinden kesilerek aşı gözünün sürerek yeni bitkiyi oluşturacak sürgünün çıkması sağlanır. Yalnız bu sürgünün kuvvetli bir şekilde gelişmesi için tepe kesiminden sonra 2 ay müddetince diğer gözlerden çıkan sürgünler koparılmalıdır. Yine aşılanmış sürgünün alt kısımlarından çıkan koltuk sürgünlerinin temizlenmesinde yarar vardır.
Göz aşılarında uygulanan bir diğer yöntemde tomurcuklar kabarmadan 2-3 hafta meyve ağaçlarından alınan aşı kalemlerinin soğuk hava depolarında nemini kaybetmeyecek şekilde saklandıktan sonra anaca aşı yapılması yöntemidir. Aşı, araziye aktarılmış anaçlarda havaların ısınması ile birlikte uyanma başladıktan sonra kemikli gözün anaca T açarak takılması şeklindedir. Bu metotta, aşı başarısı ve fidan kalitesinin Ağustos ayında yapılan aşı metodu kadar başarılı olmadığı bilinmelidir. Ayrıca aşı zamanının tayininde bulunulan bölgeye ve iklime göre küçük denemeler yapılarak metot oturtulmalıdır.
Kalem Aşıları
Çeşit değiştirmek, yaralı ağaçları onarmak, yeni tesis edilen bahçelerde kendi yerlerine çöğür olarak dikilen bitkilere yerinde aşı yaparken kullanılan yöntemdir. Özellikle İç Anadolu’da bazı çiftçilerimizin fidan maliyetinin yüksekliğinden bu yöntemle bahçe tesis ettiği bilinmektedir.
Bu teknikte aşı yöntemi olarak dilcikli veya dilciksiz aşı yöntemi uygulanmaktadır.
Kış aşılarında anaç ile kalemin sabitlenmesi
Kış aşılı fidanlarda, aynı yıl satışa uygun boy ve kalınlığa gelmeleri için daha dikkatli bakım uygulanmak gerekir. Damlama sulama sisteminin kurulması, filiz temizliği, alttan çıkan sürgünlerin alınması, yabancı ot temizliği kış aşılarında daha fazla önem arz etmektedir. Kalem aşılarının kitlesel fidan üretiminde yaygın olarak kullanılması ile 1 sezonda fidan üretimi gerçekleştirilebilmektedir.
Modern bir fidan üretim parseli
Sayfa Özeti: Ziraat Teknikleri
Sayfa Açıklaması: Zirai Teknikler
Anahtar Kelimeler:
YAZILAR
Erdem Güner
KONUK YAZARLAR