Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.
Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.
Buket Tekinsoy
Ziraat Yüksek Mühendisi
Tarım sektörü beni sürekli şaşırtıyor. Son 5-10 yıldır ülkemiz tarımında olanları şöyle bir sıralarsak hayrete düşmemek elde değil. Dünyada 50-60 yıldır kullanımda olan çeşitli tarımsal teknolojiler, uygulamalar, teknikler son yıllarda hızla ülkemize de girdi.
Yabancı yatırımcıların ilgisi, Türkiye’yi hem iyi bir pazar hem de iyi bir üretim alanı olarak görmelerinden kaynaklanıyor. Türkiye iklim, toprak koşulları ve insan gücü bakımından benzersiz bir üretim alanı. Aynı zamanda girdi satan firmalar için de iyi bir pazar.

Gelişmiş ülkelerde tohumculukla ilgili bilimsel ve teknik çalışmaların 150 yıllık bir geçmişe dayandığı bilinmektedir. 1850’li yıllarda başlayan çalışmalar sonucunda, bu ülkeler tohumculuk endüstrisini ve bununla ilgili bitki ıslahı, araştırma alt yapısı ve tohumculuk sistemini kurmuşlardır.
Ülkemizde ise tohumculuk ve bitki ıslahı ile ilgili çalışmalar Cumhuriyetle birlikte başlamasına rağmen tohumculukla ilgili 308 sayılı “Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonuna İlişkin Kanun” 1963 yılında uygulamaya konulmuştur.

Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, Akd. Üniv. Ziraat Fak. Öğr. Üyesi
Cumhuriyet döneminde Tarım Bakanlığı, çıkarılan kanun veya kararnamelerle ilişkili olarak zaman zaman isim değiştirerek, zaman zaman yeniden organize edilerek bugüne değin faaliyetlerine devam etmiş ve ülke tarımına çok değerli hizmetler vermiştir. Bu süreçte Bakanlık bazen ilgili diğer bakanlıklarla birleştirilerek, bazen de kapatılıp tekrar kurularak bugüne gelmiştir. Tarım bakanlığının ilk kez bağımsız bir bakanlık olarak ortaya çıktığı 1924 yılından bugüne kadarki dönem incelendiğinde 9 önemli değişimin yaşandığı ve isminin değiştiği görülmektedir. Bu süreç 1924 yılında Ziraat ve Ticaret Vekaletleri Teşkili hakkında Kanun ile başlayıp, 2011 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak devam ediyor. Ancak her ne kadar kurumsallaşmış yapılarda hataların tekrar edilme olasılığı düşük olsa da; son 87 yılda 9 kez değişim yaşayan Tarım Bakanlığı, 37 yıl sonra 1974 yılındaki hatalı ismine dönüş yaparak bir hatayı nasılsa tekrar etmiş görünüyor.
Yanlışa evet dememek!
Yanlışa devam mı, yoksa müdahale etmek mi gerekiyor? Kuşkusuz bakanlığın isminden çok kendinden beklenen işlevi yerine getirip getirmemesi çok daha önemli olmakla birlikte; konunun yeni olması nedeniyle kaynak kullanım etkinliğini gözetmek ve bilimsel terminolojiye uymak ve bunu korumak bakımından tabi ki hızla müdahale etmek gerekiyor. Hatanın tekrar düzeltilmesi yönünde yapılacak yeni düzenlemelerle gelecekte tabelaların tekrar değişeceği dikkate alındığında özellikle kaynak kullanımı bakımından konunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bakanlığın yaklaşık 1000 yerleşim yerinde binden fazla binası, yine binlerce birimi olduğu, ulaşım araçları, internet siteleri, matbu kağıtları ve Bakanlığının adının geçtiği başlıklı evrakı olduğu düşünüldüğünde; hatayı yaygınlaştırmamak ve kaynak israfını önlemek bakımından Bakanlığın adının yeniden ele alınarak acilen düzeltilmesi gerekli görünüyor.
Tabelalar değişmeden müdahale edilmeli?
Yukarıda da belirtildiği gibi Bakanlığın yeni adı olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı isimlendirmesi hatalıdır. İddialı ve toplumun tamamına hitap eden büyük bir organizasyonun adının da bu büyüklüğüne paralel olarak doğru ve hatasız olarak belirlenmesi gerekirdi. Tüm dünyada tarım terminolojisi ve tarım (veya ziraat) bilim dalı "hayvancılık" faaliyetini, "tarım kavramının içerisinde" ele almaktadır. Saygıyla andığımız ve bizleri yetiştiren değerli hocalarımızın bizlere söyledikleri, bizlerin de tarım biliminin ortaya koyduğu verilerden hareketle ziraat ve veterinerlik öğretimi almak üzere gelen lisans öğrencilerimize; "Tarım ve Hayvancılık" terimlerini bir arada farklı faaliyetlermiş ve farklı kavramlarmış gibi belirtirseniz, bu dersin vermek istediği mesajı alamamışsınız demektir. Ve böyle olduğunda bu derste başarılı olamazsınız. Çünkü bu konu mesleğin temel bilinenidir, bunu bilmemekse sadece ayıp değil, büyük de bir hatadır" deriz. Çünkü tarım genel olarak bitkisel ve hayvansal üretim olarak ikiye ayrılır. Hayvansal üretim aynı bitkisel üretimde de olduğu gibi "hayvan yetiştirme ve hayvan sağlığı" olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ziraat ve veterinerlik gibi iki önemli alanın çalışma konusunu oluşturur. Konu bu kadar net ve somut iken, olsa olsa bu yanlış adlandırma bu bilim dalları dışından yetersiz bilgi sahibi birileri tarafından yapılmıştır, diye düşünülebilir.
Sayın Bakan müdahale etmeli!
Korkuteli Meslek Yüksekokulunda 2004-2008 yılları arasında yönetici olarak görev yaptığımız dönemde Korkuteli Belediyesi Eski Başkanı Sayın Adnan Uğurlu ve Antalya Ticaret Borsası Eski Başkanı Sayın İlhami Kaplan ve diğer önemli birimlerle ortaklaşa düzenlediğimiz "KORKUTELİ MANTAR FESTİVALİ"nin iki tanesine üst üste iki yıl katılan Tarım ve Köyşileri Bakanı Sayın Mehdi Eker ile görüşme ve konuşma fırsatımız olmuştu. Bu faaliyetlerdeki samimi diyalogu dikkate alarak Sayın Bakan'a şöyle seslenmek isterim; Sayın Bakan, Bakanlığın isminin değiştirilerek 1974 yılındaki hatalı isimlendirmeye dönüş doğru olmamıştır. Eski tabelaları indirmeden ve değiştirmeden önce; Bakanlığın yeni adını bir kez daha düşünüp doğruyu bulmak gerekir. Hatalı olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı isimlendirmesi yerine; örneğin "Tarım ve Gıda Bakanlığı" gibi veya başka bir uygun adlandırma yapılarak hızla sürece müdahale etmek gerekir, diye düşünüyorum. Tabi ki bunu Bakanlığın bir kuruluş yasasına kavuşturulması faaliyeti izlemelidir, diye de eklemek isterim.
Sonuç olarak bu yazıyı bir bakıma ziraat, veteriner ve gıda alanı başta olmak üzere tarımla ilgili meslek gruplarında bulunan 100 binden fazla meslek insanının da hislerine tercüman olmak üzere kaleme almak istedim. Yazmamış olsak, belki de bu konuyu pek çok kez, pek çok yerde konuşmuş olacaktık. Ama şimdi rahatız, söylenmesi gerekenleri söylemiş olduk. Ümit ediyorum ki; Sayın Bakan gözden kaçan bu önemli konuyu dikkate alarak; 81 il ve yaklaşık 900 ilçede yer alan Bakanlığa bağlı çeşitli birimlere ait binlerce tabela inmeden ve değiştirilmeden, doğru isimlendirmenin yer aldığı yeni tabelaların bu değerli kurumumuza yakışır biçimde yerlerine konulmasını sağlayacaktır.
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
mustafa.kaymakci@ege.edu.tr
İzmir-Bademler Köyü’nde İzmir İli Çiftçi Örgütleri Güçbirliği Platformu(Çiftçiplat), temel direğini oluşturan Köy-Koop İzmir Birliği ile birlikte 21 Aralık 2010’da Dünya Kooperatifçilik Günü’nü kutlayacak.
Kooperatifler, günümüzde toplumsal yaşamı etkileyen en önemli örgütler olarak kabul ediliyor. Üretimden tüketime, eğitimden turizme, konut yapımından sağlığa kadar her etkinlikte kooperatifler ile karşılaşıyoruz.
Aydın Şener
Ziraat Yük. MühendisiAgronomist M. Sc.
aydinsener@smileadsl.com
İçinde bulunduğumuz 2010/2011 üretim sezonu zeytinyağı rekolte tahmini 3 farklı kuruluş tarafından açıklandı.
UZZK Tahmini
Bunlardan birincisi Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) tarafından yapıldı. UZZK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tan tarafından yapılan açıklamaya göre Ülkemizde bu yıl 160 bin ton zeytinyağı üretimi yapılacaktır. Geçen yılki üretimin 147 bin ton olduğu düşünüldüğünde; bu yıl zeytinyağı üretiminde yaklaşık % 9’luk bir artış olacaktır. Tan yaptığı açıklamada bu yıl sofralık zeytinin de 304 bin ton olacağını ifade etti.
YAZILAR
Erdem Güner
KONUK YAZARLAR